Suriye’de Neler Oluyor?

Herkes yıllardır bunu soruyor. Suriye’de neler oluyor? En azından vicdanlı olanlarımız soruyor. Kimimiz ya ne olduğunu biliyor ya da ne olup bittiği hakkında zerre bilgi sahibi değil. Bu yüzden kendi görüş açımlar anlatmaya çalışmak istiyorum. Tek tek cevap vermek ve açıklama yapmak oldukça yorucu. Zira birkaç video paylaşınca “böyle olduğunu bilmiyordum” diyen insanlar görüyorum. Olmasın. Herkes safını net bir şekilde seçsin istiyorum. Elimden geldiğince tabi. Seçim onların. Benim açımdan Suriye büyük bir turnusol oluyor. Bu iyinin ve kötünün birbirine karıştığı dumanlı yerde insanlık ve vicdan safını seçenleri çok daha iyi seçebiliyorum. Tabi kimseye genel insani değerleri öğretmek ve iyi bir insan yapma derdim yok. Sadece borçlu hissediyorum.

Hepimiz biliyoruz ki bölge paylaşılırken İngilizler tüm coğrafyayı mezhep temelli olarak ters kodladı. Yani çoğunluğu Şii Irak Sünni Saddam tarafından, çoğunluğu Sünni Suriye ise Nusayri Esad ailesi tarafından yönetildi. Kürtler ise 4 ülkeye birden sıkıştırıldı. Ne olabildiler ne gidebildiler. Tabi onların hikayesi çok başka. Yani çoğunluğu azınlığa yönetme taktiği batı medeniyetinin en sevdiği yöntem. Çoğunluğu Hutu olan Ruanda’da yönetimi Tutsilere vermeleri gibi. Bu sayede bölgeler daima operasyona açık bir halde bırakıldı ve istedikleri zaman istedikleri kadar müdahale edebildiler. Çoğunluğu oluşturan halklar azınlıklar tarafından ezildi. Sünniler Suriye’de, Şiiler Irak’ta. Böylece birbirlerine öfke ve nefret dolu kitleler yaratıldı. Bir kısmın iktidarı kaybetmeme arzusu ve diğerinin ona karşı beslediği kin yıllar boyu yetecek kadar öldürme sebebi üretti.

Hızlı geçelim. Saddam Halepçe’de Kürtleri, baba Esad ise Hama’da Sünnileri katletti. Hapishaneler, işkenceler, tecavüzler… Kendi içinde bunlar yıllarca sürdü. Ve biz hiçbirini görmedik.

Aradan yıllar geçti. Ve 2010 yılına geldiğimizde Arap baharı ile çete devletler sayesinde kontrol altında tutulan bölgelerin halkları diktatörlerine ayaklandı, isyan etti. Dünyanın en haklı isyanıydı belki de. Dalga dalga yayılan devrim hareketleri en sonunda Suriye’ye ulaştı. Zaten bir kıvılcıma bakıyordu her şey.

Peki siz Suriye’de hey şey nasıl başladı biliyor musunuz? 13 yaşında bir çocukla. 2011 yılında. Hamza El Khatib adında bir çocuğun mahallesinin duvarına “Esad gidecek” yazmasıyla. Yerleşim yerindeki küçük çaplı bir gösteri sonrası Suriye ordusu tarafından arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı ve 1 ay sonra cesetleri ailelerine geri verilir.

hamza-hatib-iskence-al-khatib-torture

tamer-es-sarey-iskence-al-khatib-torture

Bu çocukların ölümü sembol oldu. Sonrasında onlarca miting yapıldı. http://www.theglobeandmail.com/news/world/how-a-13-year-old-became-a-symbol-of-syrian-revolution/article4260803/

2011 yılında Hama’da gerçekleşen dev miting.

Bu sırada bölgeden gelen bilgi kırıntıları yüzünden Türkiye Beşşar Esad ile görüşerek “serbest seçimlere gitmesi gerektiğini” ni söyledi. Bölgeden gelen istihbaratlar buranın karışacağı yönündedir çünkü.  http://www.bbc.com/turkce/haberler/2011/08/110809_davudoglu_esad.shtml

Dikkat edin!  Türkiye Suriye’ye heyet gönderdiğinde daha ortada bir katliam kanıtı yok. Rejim hapishanelerinde işkence vs elbette var ama buna dair bilgiler çok az. Fotoğraflar birkaç yıl sonra sızabildi ancak. Buna rağmen tüm dünya Esad’ın gitmesi gerektiğini söylerken bugün ‘mezhepçi’ diye suçlanan Türkiye “Sorun siyasal olarak çözülebilir savaşa gerek yok” diyordu. Ki bence en büyük hatası bu oldu. 2 yıl önce ortak bakanlar kurulu toplantısı yaptığı ülkeye karşı düşmanlık beslemiyordu yani. Sadece olacakları önceden gördü ve uyarısını yaptı. http://www.mfa.gov.tr/turkiye—suriye-ydsik-1_-toplantisi-ortak-bildirisi_-22-23-aralik_-sam.tr.mfa

Bu toplantının olduğu dönemlerde Türkiye ‘eksen kayması’ tartışmalarını yaşıyordu. Suriye ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurmak seküler kesimi oldukça rahatsız ettiğinden olsa gerek şimdi çok sevdikleri Beşşar Esad’dan o dönem nefret ediyorlardı. Doğu’ya ait her şeyin ettiği gibi. İslam, ana babaları, her şey. Sevmiyorlar ve sevmeyecekler. Modernite bombardımanında ağır yara aldılar ve akıllarını kaybettiler. Onları suçlamıyorum.

Rejim bu sırada bu eylemlere katılan, destek veren bulabildiği herkesi hapishanelerde işkence ile öldürüyordu. Fotoğraflanan ve etiketlenen 11 bin kişi, 55.000 fotoğraf https://www.facebook.com/media/set/?set=a.263114660550203.1073741828.263102363884766&type=3

Bazıları teşhis edilir bazıları edilemez. Bir Suriye askeri tarafından sızdırılan fotoğraflarda neler neler var…

Bir Mit ajanı tarafından Suriye ordusuna satılan ÖSO kurucularından Hüseyin Harmuş

B_WospcWQAEkvY0

2 yıl önce göz altına alınan Ürdünlü bir taksici Şadi el-Hasan

CAFzo-MUQAAnJBm

Şam Üniversitesi’nden Dr. Muhammed Naddaf

CAU_gRzW8AAGjOf

Halep Üniversitesi’ndeki protestoları videoya çektiği için tutuklanan Halid Ahmed

CBHJT2mWUAACH4k

Gençliğinde Karameh FC takımında oynamış Luey el-Ömer (Number “2791” / Branch 215)

CBh-_2cXIAEZK50

Rejime muhalif Aleviler…

CAIsi4PUsAIuOa5

CAIsi4RUUAAkanL

CAIsi4OUQAIDith

CAIsi7bVEAAh1tH

Hristiyanlar…

CAI3hKlUcAAjMX7

Teşhis edilen/edilemeyen binlerce insan. Nasıl işkence gördüklerini hiç bilmediğimiz, isimsiz binlerce kişi…

CBHKSyYUgAErR9J

B_Wh7zbUsAELyAp

B_Wh8GHUwAAJ9Kp

B_Wh8JPU0AExzL-

B_Wh64zUcAA1vRT

Rejim eylemcilere bunları yaparken hapishanelerde de sadece Sünni olduğundan dolayı yüzlerce mahkumu kurşuna dizdi.

BqSQl0ICUAAERSe

Rejim tarafından sokaklara, şehirlere atılan bombalar…

Rejimin işkence videolarından birazı

————————(+18)————————–

————————-(+18)—————————-

Bunların birçoğu olduğunda bölgede hiçbir örgüt yoktu. 2011 yılında gerçekleşen katliamlar olurken ne ÖSO ne Nusra ne de IŞİD var bölgede. Ve ilginçtir hiç kimse bunları bir “sünni katliamı” olarak lanse etmedi.

Ve unutmadan ölümlerin en acısı.. Öldürülen çocuklar.. 20.000’e yakın çocuk. Kimyasallarla, gazlarla, varil bombalarıyla…

CN8KIodWcAEU5QQ

CM9RddeVAAEHtZT

CM9RfbbUwAAscbz

CMiNt8MVEAAU9hi

CM9QRUyWEAAwT55

CMNaes7WgAAmLPP

CMNaeswWIAAOk3y

CMNaetMW8AEvTUZ

14 mart 2012’de Esma Esad’ın e-postaları hacklenir. Bu postalarda Esma Esad’ın babası Fawas Akhras’ın Beşar Esad’a ilginç tiyolar verdiği ortaya çıkar. Fawas Akhras’ın Beşar Esad’a Suriye’de çocuklara uygulanan işkenceleri “İngiliz propagandası” olarak lanse etmesini tavsiye eder. http://www.theguardian.com/world/2012/mar/15/assad-emails-father-in-law-crackdown

“İngiliz oyunu” hep tutar bu coğrafyada. Emperyalizmle savaştığını söyle onlara mesela. Onlara yalanlar anlat. İran din diktatörlüğü, Hizbullah ve yayılmacı Rusya ile “emperyalizmle” ve “islamcılarla” savaştığını söyle. Bize böyle anlat. Sakın çocukları öldürdüğünü söyleme. İktidarını korumak uğruna milyonları öldürmeyi göze aldığını, milyonların kitlesel göçüne yol açtığını sakın söyleme. Sakın!

s-e831d57a02950f122ef6948ba18bb2bc221551c7

En acısı ne biliyor musunuz? Binlerce insan sistemli bir şekilde katledilirken dünyadan kimse yanlarında yok. Yahudi soykırımında olduğu gibi. Kimse yok. Batı yok, müslüman ülkeler, Arap dünyası yok. Hiç kimse. Hapishanelerindeki aşırı uç adamları ülkeye sürerken ne yaptığını anlayamamıştım. En başarılı taktiği buydu Beşşar Esad’ın. Kurnaz bir tilki. Kaosu veya onu seçmelerini sağladı. Batının takım elbise giyen ve söz dinletebileceği kişiyi seçeceğini çok iyi biliyordu. Elleriyle yarattığı Işid artık kurtarıcısı. İki zalim arasında sıkışmış Suriye halkı ise yalnız. Artık Rusya ve İran’ın arka bahçesinde olan tarihin en büyük katliamına kimse itiraz edecek güce sahip değil. Sadece 2 ülke ses çıkarabildi şu ana kadar. Katliamlara “bu katliam” diyen 2 ülke vardı. Türkiye ve Mısır. Sonrasını biliyoruz. Mursi devrildi, Tayyip ise devrilmekten kıl payı kurtuldu. Kürtler sayesinde. Ama dünya nezdinde artık eski saygınlığı kalmadı. Deviremediler ama itibarını fazlasıyla bitirdiler.  Şimdi Suriye halkı yalnız.

CN4len1VAAAXcxe

Eğer şanslıysalar yaşayacaklar. Kafasına yağan bombalardan, işkencehanelerden ve mermilerden kaçabilenler eğer şanslıysa Türkiye’ye ulaşacak.  Türkiye’de dindaşları tarafından 300 liralık evlerde 1000 lira kira vererek kalacaklar. Kızları ev sahipleri tarafından taciz edilecek.

Eğer şanslıysalar, 900 lira maaşla hiçbir sosyal güvenceleri olmadan sabahlara kadar çalıştırılacaklar. Sokaklarda hor görülüp, aşağılanacaklar. Düşmenin ne olduğunu hiç bilmeyen kibirli yüzler arabalarının camlarını hızlıca kapatacak onlar yanlarına geldiğinde. Aynı insanlar hemen ertesi akşamı kapılarına süt koyacak sokak hayvanları içsin diye.

Eğer şanslıysalar, bir iş yeri açacaklar ve dindaşları olan tembel semt esnafının işini bozdukları gerekçesiyle iş yerleri taşlanacak. İş yapamayacaklar. Ne dilenebilecekler ne çalışabilecekler…

Eğer şanslıysalar, google’da ilk sıralarda “Suriyeli ile evlenmek” diye aratan dindaşlarından ve baraka hayatından kaçabilip sahile ulaşabilirseler, daha ‘uygar’ bir ülkeye kaçmaya çalışacaklar. Eğer şanslıysalar Türkiye’nin en çağdaş şehrinde İzmir’de sahte can simidi satan esnafı teğet geçebilirseler ve denizi aşabilirseler eğer, uzak bir Batı ülkesinde barakadan bozma bir çadırda kalacaklar. Şanslıysalar eğer. Sadece şans….

Bilmiyoruz. Hissedemiyoruz. Empati kuramıyoruz. Sanki duygularımızı aldılar. Bizi bu olanlara alıştırdılar sanki. Birden olsa tepki verecek isyan edecektik. Her şey gözümüzün önünde oldu. Yavaş yavaş oldu. Bizim insanlığımız da aynı böyle yavaş yavaş ölecek.

“Auschwitz olurken Tanrım neredeydin” demişti bir Yahudi. Aynısını soruyorum. “Suriye’de bunlar olurken neredeydin?” Biz neredeydik? Siz neredeydiniz? Yaşlanarak ölmenin ve hiçbir şey yapmamanın utancını taşıyabilecek misiniz? Ben taşıyabilecek miyim?

Ve evet onlar bir konuda haklılar. Hepsi ölseydi savaş bitecekti. Ölmediler.

Kaynaklar:

https://twitter.com/1957_Tintin_

http://suriyedevrimi.com

https://twitter.com/S3d_Al3adle?lang=tr

Reklamlar

“Suriye’de Neler Oluyor?” için bir yorum

  1. Solcu zırvaları bu adam üzerinden son sürat ilerliyor. Yok Emperyal güçlere karşı savaşan lider, yok ülkesini savunan adam. Allah belasını versin bu adamın. Bugün milyonlarca insanın direk ve dolaylı olarak katili, çektiği sıkıntıların sebebi bu kalleş heriftir. Allah insanlara basiret de versin ki bunu savunanlar bir şeylerin farkına varabilsinler.

    İlgili yazı için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s