Sanal Dünya, Sanal İlişkiler Ve Bir Cinayet

lI3YI-gy

 

—–mehmet kullanıcısını takip et—–

 

Geçtiğimiz Perşembe bir ilke tanık olduk. Sosyal medyayla büyüyen bizler için bile hâlâ ‘ilkler’ olabiliyor demek ki. Bunları yazmam lazım. Günlerdir kendimi zor tutuyorum. Mehmet Pişkin adında genç bir adam veda videosu yayınlayıp intihar etti. Bu bir ilk. O günden beri canım bir şeylere sıkkın, sürekli yolumu uzatıyorum eve giderken. Aynı şarkıları başa sarıp sarıp dinliyorum. Tarifsiz bir şey. Sanki bu insana müdahale edemeyip ölümüne tanık olmuşum gibi hissediyorum. Böyle bir hissi bilmiyordum. Ölümün de en az yaşam kadar yanımızda ve yakınımızda olduğunu anlamamızı sağladı. Belki bunun için herkese yayınladı. Her ölüm acı ve büyük bir kayıp ama bu adamda beni derinden etkileyen bir şeyler var. Bir gariplik. O mutlu, eğlenceli maskesinin altında gerçek çok farklı sanki. Kimsesiz ve yalnız biri. Kimseye kendini anlatamamış ve kimse tarafından anlaşılamamış. Empati mi yapabildim yoksa herkesin kıskandığı bir yaşama sahip olması ve bu yaşamı böyle birden bırakmasına mı anlam veremedim emin değilim. Çözemiyorum. Zeki biri olduğuna şüphe yok. Attığı 2000 küsür tweeti okudum.  İntiharından sonra arkadaşlarının yazdıklarınıda. O konuya sonra değineceğim. Videoyu izlerken cesareti kanımı dondurdu. Cesaret de değil aslında korkusuzluğu. Bu yapacağı şeye olan inancı. Ve tüm bu travmalar olurken doğum yapacak yakınını düşünebilen bir incelik. Sıradan bir psikopati ya da depresyon değil bu. Çıldırma  falan da değil. Sistemli ve zeka dolu. Üstelik alabildiğine soğukkanlı. Artık kendini savunamayacak oluşuna mı üzüldüm yoksa o cenazedeki sessizliğe mi bilmiyorum. Muhtemelen Mehmet Pişkin’in twitter hesabını bir hafta önce görsem tipik bir ‘Beyaz Türk’ diyip geçecek, önemsiz bulacaktım. Reel hayatta tanıdığım insan sayısından daha fazla arkadaşı ve dostu olan bu adamın o mutlu dünyası sinirimi bozacaktı. Benim gibi yalnız biri için kötü bir örnekti Mehmet Pişkin. Mutlu bir dünyası, eğlenceli aktiviteleri ve ülke ortalamasının üzerinde güzel bir işi vardı. Bizden değildi bu kesin.

https://twitter.com/mehmetpiskin

http://mehmet.tumblr.com

http://instagram.com/mehmet

http://friendfeed.com/mehmet

İntihar için zayıflık diyorlar. Bir insanın yapabileceği en güç şeylerden biri bu. Bir milyon insanı öldürmek bile bundan katbekat kolay. Anlayamazlar. Böyle bir adam gerçekten “her şeyi tükettiği için” intihar edebilir mi aklım almıyor. Koca koca proflar tvlerde “beynindeki serotonin hormonu seviyesi tükendiği için olmuş” diyor. Saçmalık. Bu kadar basit mi yani? Ben gözlerinde umutsuzluk falan görmedim bu adamın. Kız arkadaşından 8 ay önce ayrılmış deniyor. Bundan dolayı intihar edemez. Bu kadar basit bir konuyu mesele yapacak bir adam gibi değildi. Çok daha güçlü bir adam. Anne babası ile vedalaşmadı. Demek ki orada biraz sorun var. Gerçi hangimizin yok ki? Duygularını çok iyi saklamış. O bahsettiği ‘incelikler’ nelerdi mesela? Kime öfke duydu kimden intikam aldı? Bunları göremiyorsunuz gözlerinde. Sadece uykusuzdu. Sabaha kadar uyumadı muhtemelen. Kim bilir neler düşündü tüm gece. Ne söyleyeceğinden ya da videodaki konu sırasını düşünmekten uyumadığını sanmıyorum. Gayet anlıktı söyledikleri, doğaçlamaydı. İntihar üzerinde yeterince düşündüğünden ve araştırma yaptığından bahsetmişti. Bu nokta önemli. İntihara meyilli bir kişiliğe sahip olduğuna kendisini inandırmış gördüğüm kadarıyla. Önce sanaldan bilgileri topluyor ardından “işte benim hastalığım” diyor modern insan. Bilgi inanca dönüşüyor ve artık hastalığı beyin içselleştiriyor. Türlü sosyal fobi sorunları bile beynin yanılsaması. Sokaktaki adamda olmaz bu. Sorgulayan ve kurcalayan adamların hastalığıdır bu. Olmayan hastalığı beyin uyduruyor ve sonrasında kişi bu hastalığa kendini inandırıyor.  Tedavisi mümkün değil. Psikiyatri ya da ilaçlar çözüm değil. Çünkü sen gerçekte hasta değilsin. Öyle bir hastalık yok. Bu ne demek çok iyi biliyorum. Yaşadım.

2014-10-20_01-24-12

Bardağı taşıran damlalardan bahsediyordu ancak tüm sorumluluğu bunlara da yüklemedi. Nezaketli adam. Ustaca etrafındaki kişileri travmadan kurtardı. Bunu anlamaktan uzaklar. Aslında 30lu yaşlarındaki sıradan birinin ölümünden daha trajik değildi ölümü. Veya daha özel. Ama kesinlikle daha farklı bir biçimde oldu. Sanki birilerine bir şey kanıtlar gibiydi. “Nasıl koydum ama” dercesine. En üste dikti bayrağını. Kimsenin erişemeyeceği bir yere. Biraz gürültülü bir şekilde sadece. Çok ustaca saklamış her şeyi. Arkadaşları ve dost dediği insanlar “hiç belli etmedi” demekten öteye gidemedi. Bir kısmı birkaç gün sonra bir buluşma etkinliği hakkında tweetler attı. Bazısı derbi maçtan bahsetti. Kanım dondu. Bu adam etrafı kalabalık ama yalnız biriymiş. Sanırım en çok buna üzüldüm. Kimsesizliğine. Belki de sadece buna üzüldüm. Çünkü hiçbir ortak noktamız yok. İdeoloji, yaşam tarzı, hobiler vs.. Hiçbirinde aynı cephede değiliz. Ama empati yapabildim. Kimsenin onu anlamayışına, kimseden yardım almayışına üzüldüm. Yavaş yavaş delirdi ve çığlıklarını kimse duymadı. Çünkü hep güçlü göründü belki de. Her şey olup bittiğinde ise dostları sadece birer tweet attılar. Kafasında tümör olan bir balık için kaç tweet atıyorsalar o kadar sayıda. İyi ki varlar!

2014-10-20_01-08-58

2014-10-20_01-03-49

2014-10-20_01-08-08

 

2014-10-20_01-00-36

“Hayat kısa dostlar ölüyor”. Belki de bu kadar basitti her şey. Dost öldü.

Ben o biz hepimiz. Onun ölümü üzerine edebiyat parçalayan bizler fazla değil 1 ay sonra onu unutacağız. Bunu biliyorum. Bunu bildiğim için yazıyorum. Bir şeyler kalsın istediğimden. Birkaç cümlede olsa bir şeyler.

O sigara küllüğünü aradığı anda birden bunun anlamsızlığını anlayıp vazgeçmesi ve şarkıya kendini vermesi en hüzünlü sahneydi benim için. Bunun üzerine sayfalarca yazabilirim. Ama anlamsız. Bir insanın ölümüne tanık oldum bu kadarı bile yeterli. Bunun normal karşılanmasını ve “her gün insanlar intihar ediyor abartmayın” demeleri beni sinirden kudurtuyor. “Zaten dinsizdi” diyen canlılarla aynı havayı paylaşmaktan utanıyorum. Üstelik kendini savunamayacak bir yerdeki biri için bunu yapacak kadar korkaklar. Yaşasa iş istemek için kapısında sabahlayacakları adam için ölünce sallıyorlar. Ahlâkları buna elveriyor. İntiharı için “kendi tercihi saygı duyalım” diyen sığırlar da ilginç. Bu kadar normal mi bir insanın ölümü? İzleyip gördüğün ve belki elini uzatıp kurtarabileceğin bir adamın hayatı. Üstelik herkesin atladığı bir nokta var. Bu adam son ana kadar ölmek istemedi bana göre. Bir sinyali bekliyordu. Buna eminim. Facebook’a videoyu yükledikten sonra 30-40 dakika beklemiş. Gelen yorumları okumuş, cep telefonuyla mesajlar atmış. Belli ki bir el beklemiş. Bir mesaj? Bir işaret? Ona uzatılacak gerçek bir dost eli. Arkadaşlarından bazıları olayın bir kurgu olduğunu sandıklarından aramak ve evine gitmek yerine sadece videoyu paylaşmakla yetinmiş. İntihar videosunun “like” edilişini izledi bu adam. Belki diyorum, o an bir ışık olsa bir yorum gelse, bir el uzansa vazgeçebilirdi. Bunu bekledi sanki. Videoyu yayınlayıp ipe gitmedi. Bekledi. Doğru insanlarla tanışsa yaşayacaktı belki. Bu yapay, sahte dünyadan kurtulamayacaktı ama en azından onu anlayan insanların olduğunu bilecekti. Teknede anılmayacak, teknede eğlenen olacaktı.

976145

Ve belkide tüm utancımızla gerçeği bize kendisi söyleyecek.

2014-10-20_01-16-20

Şiddet talebimizi karşıladı belki de Mehmet Pişkin. Bu yüzden onu özel bulduk. Bir anlık fayda sağladık. Öyle mi oldu acaba? İnsanlığımızı kaybediyoruz. Canımızın bir dakika sıkılmasına ve birilerini dinlemeye tahammül edemiyoruz artık. İnsanları ipten almıyor, ipe gönderiyoruz. Güçlüleri seviyor onlara biat ediyoruz. Ama yanı başımızdaki insanların dertleriyle ilgilenmiyoruz. Onları görmüyoruz bile. Hayvandan farksızız.

“çok zeki adammış”,

“aşk acısı çekiyormuş”,

“zevke sefaya doymuş herif asmış kendini”

“cesur adammış helal”,

“ateistmiş zaten gebersin”,

“kedisi olsa asmazdı abi kendini”

“psikolojik sorunluymuş”,

”geziciymiş zaten”

Hiçbiri değildi! Annesinin üstünü başını ütüleyip okula gönderdiği biricik oğluydu bu adam. Gözünden bile sakındığı evladıydı. Bunlar ne demek biliyor musunuz? O ufacık beyniniz alıyor mu bunları? O çok dindar, ahlâklı geçinen ahlâksızlar cenaze töreni için video montajlarken ne hissettiniz? Sizin hakkınızı helâl etmenize ihtiyacı var mı sanıyorsunuz? Sizin kimsede bir hakkınız olamaz. Güçlüden yana durmak adına şov yapmaya devam edin. Tanrıları kandırın.

Arkadaşının anlattığına göre Uğur Mumcu öldürüldüğünde kapı komşuymuş onun Ankara’da. Tahminime göre ortaokula gidiyor olmalı. Muhtemelen o yüzden RTledi bu tweeti.

2014-10-20_01-16-46

Arabanın patlayışını duymuş mudur acaba? Çocukluğunda olan bu olay dünyaya ve inançlara bakışını ne kadar etkilemiştir? Böyle bir an bir çocuğun zihninde nasıl yer eder? Ya da böyle bir olaya tanık olan bir çocuğa hayatı sorguladığı ve dindar olmadığı için kızılabilir mi? Neden kızılsın?

Merak ediyorum..

İlkokul aşkı kimdi? Ön sırada oturan çalışkan Yeşim mi, yoksa hemen bir arka sıradaki öğretmen kızı Esra mı?

İlk kimin saçını çekti sınıfta?

Sıranın neresine kopyasını yazardı? Hiç kopya yazdı mı?

Soyadıyla dalga geçtiklerinde ne tepki verirdi?

En sevdiği köşe yazarları kimlerdi? 

Counter’da en iyi hangi silahı kullanırdı?

Mail kutusunda kaç tane okunmayan mail var şuan?

Çaktırmadan veda turları yaptı mı sevdiği insanlara? Ufaktan onları denedi mi? Onlarla oynadı mı?

Ölmeden önce en son kimle konuştu veya? Kimi aradı en son? Kime bahşetti bunu? İnsanlar saatini bildikleri bir ölümden önce ilk kimi arar?

O videoyu yayınladıktan sonra 40 dakika ne düşündü? Birinin mi aramasını bekledi? Birinin mi gelmesini?

Peki pişman olmuş mudur o son saniyede?  Ve o aradığı küllük. Mutfakta mıydı yoksa hep koyduğu yerde pencere kenarında mı?

 

—–mehmet kullanıcısını takibi bırak—–

Reklamlar

“Sanal Dünya, Sanal İlişkiler Ve Bir Cinayet” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s