Hüseyin Üzmez’in Garip Davası

Selamlar. Peşin söylemekte yarar var Hüseyin Üzmez‘i tanımam etmem. Ona karşı nötr olduğumu düşünüyorum . Kendisini televizyonda gördüğümde edindiğim ilk izlenim çirkin, sert mizaçlı ve dobra oluşuydu. İnandıkları neyse onları söylüyordu. ‘Sosyalist olmazdım adam gibi komünist olurdum’ sözünü hatırlayıp gülüyorum. Uçları seven sert bir adam. Geçmişi de öyle.

4 yıl önce bir haber gündeme bomba gibi düştü. Hüseyin Üzmez 14 yaşındaki B.Ç. adlı bir kıza cinsel taciz suçundan tutuklanmıştı. Haber her yönüyle iğrençti. Tabi ‘taciz’ kısmı bir süre sonra medyada ‘tecavüz’e dönüştü. 77 yaşındaki yolda bile yürümekte güçlük çeken bir adamın genç bir kıza tecavüzü.. Oldukça iğrenç duruyor. Olaya medyadan bakan biri olarak herkes gibi başlarda pek iyi duygular beslemedim. Medya özellikle ‘İslamcı yazar’ ve ‘Vakit yazarı’ gibi tamlamalar kullandı. Yargı safhasında adli tıp kurumu B.Ç.’nin ‘ruh ve beden sağlığının bozulmadığına‘ dair raporunu mahkemeye gönderdi ve Hüseyin Üzmez serbest bırakıldı.

Cezaevi çıkışında ‘adalet yerini buldu’ diyerek suçsuz olduğunu söylerken medya konuşmasında başka bir soruya verilen cevabı cımbızlayıp manşete taşınıyor: ‘En çok nefsime ve şeytana kırgınım‘.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=10233006

Tahliyenin ardından medyanın raporu küçümseyici başlılar atması ile bir medya linci başlıyor.

http://haber.mynet.com/huseyin-uzmez-tecavuzden-tutuklandi-392198-yasam/

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10247703

Hürriyet’in ‘İşte o rapor‘ diyerek verdiği haber ilginç. ‘Rapor 3 günde hazırlandı‘ başlığını atması da gayet başarılı… Raporlar kaç günde hazırlanır bilmiyorum ama bildiğim şey rapor 1 ayda hazırlansaydı bu seferde gecikmesine odaklanacaklardı.

Yani medya hem raporu beğenmeyerek baskısını kuruyor, davayı etkiliyor, hemde 80 yaşındaki birinin 14 yaşındaki bir kıza ‘tecavüz‘ ettiğini yazıyordu. Oysa ‘iddia’ tacizdi. Her ikisi de iğrenç ama arada büyük bir kelime oyunu var. Toplumdaki tepkinin artmasıydı amaç. Günlerce B.Ç.’nin resmi gözleri siyah bantlı halde televizyonda gösterildi.

Sol’dan bakanlar her zaman olduğu gibi olayı ‘dini bütünlere’ atılan bir gol olarak görüyor ve dört elle sarılıyordu. Bu psikoloji ayrıca analize muhtaç. Ama uğraşamam.

http://arsiv.sol.org.tr/index.php?yazino=30586

Bu sırada kadın dernekleri adli tıp kurumunun kararını protesto yürüyüşleri yapıyor:

fft5_mf67125

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=907702&CategoryID=39

Bu haberler yürüyüşler günlerce devam etti. Sonrasında garip şeyler olur. Adli Tıp Kurumu başkanı baskılar sonucu istifa eder.

http://www.internethaber.com/adli-tiptan-sok-eden-istifa–202047h.htm

Ardından gelen raporla B.Ç.’ye ‘panik bozukluk‘ teşhisi konur.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11581474.asp

Hüseyin Üzmez 13 yıl hapis cezası alır. Aylar sonra ise B.Ç. ‘yalan söylediğini‘ açıklar.

http://haber5.com/guncel/huseyin-uzmez-beni-taciz-etmedi

http://www.ntvmsnbc.com/id/25047761/

Açıkçası her yönüyle yönlendirilmeye açık garip bir dava süreciydi bu. Toplum psikolojisi ve baskısının ne demek olduğunu gözler önüne sürmesi açısından bana göre 28 Şubat‘ın devamı sayılabilecek bir süreç. Sizin hakkınızda bir ‘iddia‘ var ve bu iddiayı yargı kurumları araştırırken medya ceza kesiyor. Bu çok insafsızca.

4 gün önce ise şöyle bir haber medyada yer aldı:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22251881.asp

Bu haberdeki birçok ayrıntı düşündüklerimi doğrular nitelikte oldu. Gerek B.Ç.’nin annesine ‘beni affet anne’ demesi, gerekse ailesinin söyledikleri yapbozun parçalarını birleştirmemi sağladı. Bana göre gerçek bir dram yaşandı. Umarım yıllar sonra B.Ç. gerçekleri anlatır. Tabi Hüseyin Üzmez’in tavırları ve söylemleri komploya gayet uygun bir zemin hazırladı. Bu komployu ben bile oturduğum yerden hazırlayabilirdim. O kadar net söylüyorum. Bu operasyon İlhan Selçuk’a karşı alınan bir diyet olabilir. Gerçeği zaman gösterecek.

Hüseyin Üzmez suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum, ancak bilinen tek gerçek kimsenin aslında B.Ç.’yi umursamadığı. Yürüyen kadın dernekleri, göstericiler, medya vs. Hiçbiri zerre umursamıyordu. Amaç düşüncelerin çarpışması ve bu uğurda B.Ç güzel bir koz olarak kullanıldı.

 

Reklamlar

“Hüseyin Üzmez’in Garip Davası” için 2 yorum

  1. Sayın yazar
    Müslüm gündüz ile Fadime Şahin’in basıldığı ev Hüseyin Üzmez’in erenköydeki eviymiş.77 yaşında yolda yürümekten aciz adamın karısının yaşını yazmayı atlamışsın.Hüseyin Üzmez dobra zaten ne demiş ”En çok nefsime ve şeytana kırgınım‘ .H.üzmez’i değil bence Müslüm gündüz tam tuzağa düşürüldü,üzmez’in bu konuda mekan arayan arkadaşa anahtar vermekten başka bir rolü varmı acaba.

  2. Hüseyin Üzmez epey aklanmaya çalışılmış fakat olayın ortaya çıkışı gözardı edilmiş, Hüseyin Üzmez bir telefon konuşmasına takıldı, bu konu da şikayetçi olunmadı, verilen hiçbir link bu detayı içermiyor. Çocuğa söylediği şeyler ayan beyan ortada. Çocuğun korkup ifade değiştirmeleri hakimi kandıramamış, çocuğa söyledikleri dün gibi aklımda. Ayakta yürüyemeyenmiş, kendinden 50 yaş küçük kadın ile evlenen ama.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s