Farklı Bir Anders Behring Breivik Analizi

Selamlar. Bu yazımda son yüzyılın bireysel olarak gerçekleşmiş en büyük terör eylemlerinden birini analiz etme ihtiyacı duyuyorum. 2011 yılının Temmuz ayında Norveç’de düzenlenen saldırıyı ilk izlediğimde neden bilmiyorum hiç tepki vermedim. Gayet olağan karşılamıştım böyle bir vahşeti. (Bunu daha sonra kendi kendime uzun uzun düşündüm). Sanıyorum dünyanın giderek daha kötü bir yer olacağına olan inancım bunda etkili oldu. Bilemiyorum.

breivik_2232916c

Bu tip ‘manyaklar’ her zaman ilgimi çeker. Normal insan genelde sevmem. Ama burada durum biraz farklı gibi. Her zaman yaptığım gibi bu olay hakkındaki haberleri televizyona ve internet sitelerine bakarak günlerce gözlemledim. Yazılı, görsel tüm medyayı takip etmeye çalıştım(Pek yanıltmadılar). Başlarda her zamanki gibi El-Kaide lafları sızdırıldı. Tabi medyada yer alan haberleri hiçbir zaman çok ciddiye almadım. ‘Bu işte bir iş var’ı her zaman derim. Şüphecilik çoğu zaman doğruya götürmez ama daima doğrudan daha eğlenceli sonuçlar çıkarır. Başlarda İslami bir terör olayı olabileceği söyleniyordu. Mantıklıydı. Yine ihalenin El-Kaide’ye kalmasına açıkçası hiç şaşırmazdım. Sanırım dünyadaki en büyük ‘marka örgüt’ El- Kaide. Devletlerin kirli işlerini gizlemek için kullandığı paravan bir şirket. İhale yoluyla üstelik. Daha güzeli olamazdı. Adamlar hem Müslüman, hem sakallı, hem de çirkin.

Yani bir devlet diğerine bir mesaj vermek istiyorsa ya da bir devleti işgal etmeniz için size bahane gerekiyorsa yapacağınız şey çok basit. Bir ‘terör örgütü’ kurarsınız. İnsanları korkutur onları yapacağınız vahşete göz yumacak seviyede sertleştirirsiniz. Usame Bin Laden gibi. 2003 yılından sonra tek bir yeni videosu olmadığı halde dağlarda gezdiği videolar belli aralıklarla servis edildi. Topallayarak elinde bastonu omzunda AK-47 ile Afgan dağlarında gezen ‘büyük terör örgütü lideri’. Tabi bu ayrı bir konu. Belki bir gün değiniriz.

İnsan çoğu zaman gerçeklere önem vermez, sadece saygı duyar. Ve genelde gerçekten çok insanların gördüğü önemlidir. Bazen gerçek kimsenin umurunda bile değildir. İnanmak istediğine inanır insan. E hikayede güzelse, neden olmasın. Hikayecilik başlı başına bir sanat. Her neyse.. Saldırıyla ilgili haberleri günlerce izledim. ‘Müslüman terörist’ haberlerinin ‘Norveçli çılgın’a dönüşmesini seyrettim. Yine medyadan iğrendim. ‘Dil sürçmesi’ diyebilirsiniz. Bu kadar basit değil. Anti-Arap ve Anti-İslami yayın Türk medyasının değişmez kaderi. Bu bilerek yapılan bir şey. Ve bu da apayrı bir konu. Biz yine konuya dönelim.

Medyadaki haberler, olayın oluş şekli, boyutu ve çapı beni biraz araştırmaya itti. Aynanın arkasını görmeye çalıştım. Tabi bu sadece bir çaba olabilir. Gerçek benim düşündüğümden çok farklı da olabilir. Ama internetin en güzel yanıda bu değil mi? Burası benim ve ne istersem söylerim.

Kısacası bana göre Anders Behring Breivik bir caniden fazlası. Bir piyon. Bence öldürdüğü insanlar gibi o da bir kurban. Bir zihin kontrolü kurbanı. Bu biraz garip ve saçma gelebilir. Teorimi temellendirmek için elimden geleni yaptım ve dersime çalıştım. Sırayla gidelim.

Öncelikle saldırıdan önce yoğun bir şekilde steroid kullanıyor. Birçok ilaç gibi bu da duygu değişimine yol açıyor ve saldırganlığı arttırıyor. (İlacı kendi isteğiyle aldı görüşünü ayrıca aklımın bir kenarında saklı tutuyorum)

http://www.guardian.co.uk/world/2012/aug/24/anders-behring-breivik-profile-oslo

http://www.livestrong.com/article/77649-side-effects-steroids-brain/

Yine saldırıdan önce güçlü ve uyanık olması için ‘bilinmeyen’ bir ilaç alıyor. Bu ‘davası’ için zekice bir hamle gibi gözükebilir. Mümkün. Ama bende şüphe uyandırıyor.

http://www.mirror.co.uk/news/uk-news/norway-massacre-drugged-up-anders-breivik-144157

‘Breivik took drugs to be “strong, efficient and awake” before his Oslo bomb attack and island shooting rampage that together left at least 76 dead.’

Saldırı sırasında ‘Lord of the rings’ müzikleri dinliyor. Ya da dinlediği iddia ediliyor dersek daha iyi olur. Müzik tetikleyici olarak kullanılabilir. Telkinlerde oldukça etkilidir.

http://www.dailymail.co.uk/news/article-2018750/Anders-Behring-Breivik-played-Lord-Rings-iPod-drown-screams.html

Yakalandıktan sonra saldırının ‘zalimce ama gerekli’ olduğunu söylüyor. Yani yaptığı şeyin yanlış ve kötü olduğunu biliyor. Bir zalimlik yaptığının farkında. Ama bu söz bende istemediği bir şeyi yapmaya zorlandığı izlenimi uyandırıyor. Sanki bazı şeyler onun elinde değilmiş gibi.

takvim-2011-07-25

http://www.theaustralian.com.au/news/world/slaughter-cruel-but-necessary-says-gunman-anders-breivik/story-e6frg6so-1226100930323

THE man who slaughtered over 80 teenagers on a Norwegian island and killed at least seven others with a bomb in central Oslo will tell a court today that the atrocity was “cruel but necessary.”

İlaçların etkilerini de bir kenarda bulundurarak saldırı sırasında herhangi bir duygu belirtisi göstermiyor. Onlarca kişiyi öldüren biri için bu sıradışı.

http://www.spiegel.de/international/europe/programmed-to-kill-the-cold-aggression-of-a-mass-murderer-a-776693.html

Gerek Facebook gerek Twitter hesaplarının her ikisi de 17 Temmuz’da açılıyor.

Anders_B_Breivik_3 Bu biraz ilginç. Sanki yapay bir karakter yaratılıyor. Açıkçası ben bir karakter yaratmak istesem bu belli olmasın diye araya birkaç gün süre koyardım. Önce Facebook hesabı açar biraz arkadaş ekler sonrada Twitter’a geçerdim. Biraz acemice ve aceleye getirilmiş gibi duruyor.  Tabi bu insanın içine aniden doğan sosyalleşme arzusu olarak da tanımlanabilir.

23_breiviktwitter_620

‘One person with a belief is equal to the force of 100,000 who have only interests’

‘İnancı olan bir kişi, çıkarları olan 100000 kişiye eşittir.’ Güzel bir söz. Bir yerlere mesaj mı var? Bilemiyoruz.

http://www.bbc.co.uk/news/mobile/world-europe-14259989

Tabi birde bu tip eylemlerle ses getiren insanlarda gözlemlediğim birkaç özelliği yazmak istiyorum.

1- Oldukça dikkatliler; gözlem yetenekleri güçlü ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlarlar

2- Oldukça titizler. Saç modellerinden sakal kesimlerine her şey bunun göstergesi. Kıyafetleri saçları her şey nizami. (Pasaklı insanlar kesinlikle zararsızdır. Birde kıvırcık saçlı insanların şiddet eğilimlerinin düz saçlılardan daha az olduğu bilgisi de beyninizde 5 kb’lık yer kaplarsa çok mutlu olurum.)

3- Fazlasıyla ötekileştirilmiş ve dışlanmışlar. Bunu Breivik’te pek gözlemleyemedim. Çok sosyal bir hayatı olduğu söylenemez ama en azından mahkemede tanıklık yapacak arkadaşlara sahip. Üstelik arkadaş çevresinde de Müslümanlar hakkındaki görüşlerini belli etmekten de çekinmemiş. Etrafta onu dinleyen birileri olduysa gerektiği an bu ‘zayıf’ yanını kullanmak isteyebilirlerdi.

Tabi hakkını teslim edeceğim tek şey. Soğukkanlılığı. Önce bombalı bir kamyonla şehri havaya uçurup sonra polis kıyafetleri giyerek bir adada onlarca kişiyi öldürmek, sonra da gayet normal bir şey yapmış gibi polise teslim olmak bana göre ‘normal’ bir insan için açıklanamaz.

Benim önemsediğim bir konuda günlükleri oldu. Hepsini değilse bile gazetelerde çıkan kısımları okudum. Sıradan bir zekaya sahip olmadığı kesin. Özellikle Atatürk hakkında görüşlerinden oldukça etkilendiğimi belirtmeliyim. Türkler bile ne olup bittiğini anlayamazken Avrupa’dan gayet başarılı bir analiz yapıyor.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1057513

“Türkiye’nin AB’yi yatıştırmak için daha fazla insan haklarını devreye sokmasıyla, ‘uykudaki’ koyu Müslümanlar yeniden ortaya çıktı ve İslami ittifak seçimi kazandı. Şimdi ordunun desteklediği Türkiye’nin laik seçkinleri çoğunluğun iradesine uymayı reddederek demokratik olmayan bir eğilimde. Yani, Türkiye bir diktatörlüğün elkitabı gibi. Atatürk başarısız oldu çünkü İslam son derece dirençli… Şeriatı İslam’dan çıkarmak açıkça imkânsız.’’

Tabi tüm bunlar sonucunda belli bir merkezde çeşitli odaklar tarafından eğitime tabi tutulmuş bir mançurya kobayıyla karşı karşıyayız demiyorum. Veriler sınırlı. Herhangi bir ideali, davası olan biri biraz ilaç ve telkinle bu hale sokulabilir. Bunu iddia ediyorum. Eğer aramasını bilirseniz cami bombalayacak Müslüman da bulabilirsiniz. Bu mümkün. Hem doğal yollardan, hem dış etkenlerle. Benim anlamadığım bu kadar zeki ve karmaşık birinin Müslümanlara veya Türklere zarar verme yöntemi. Bu olayda en az zarar görenler Müslümanlar oldu. Yani Türklere ve Müslümanlara zarar vermek isteseydim bu çok daha basit yollardan olabilirdi. Camiler, Türklerin yaşadığı mahalleler, İslami dernekler vs. Hepside gayet kolay bir hedef. Zeki bir ırkçı 80 tane safkan Norveçliyi öldürüp nasıl Müslümanlara zarar verdiğini düşünür? Bu nokta kilidi açacak.

Benim tezim haklıysa o da bir kurban. Başka bir seçenek göremiyorum.

Zihin kontrolü üzerine bir deney: (Fare beynine yerleştirilen bir verici ile ışığa duyarlı hale getirilmiş)

20 yıl öncesinin teknolojisi istenilen zamanda kalp krizine yol açan minik haplar yarattı. Yani 4 gün sonra belli saatler aralığında kalp krizi geçirmenizi sağlayacak haplar. Hiçbir kalıntı bırakmadan üstelik. Bugün bilişim çağındayız ve bu teknoloji ne seviyeye geldi bilmiyoruz. Bildiğimiz şey ise, ne petrol ne su yolları bunlardan daha önemli değil. Bunları ustaca kullanabilen devlet ya da devletlerin dünyada söz sahibi olacakları kesin. Bu uğurda örtülü veya açık binlerce operasyon oldu veya olacak. Çoğunu bilemeyeceğiz. Tabi bilmekte hayatımızı çok iyi yönde etkilemezdi. Çünkü dünya giderek daha kötü ve acımasız bir hale geliyor. İlluminati ve dünyayı birkaç psikopat yönetiyor tezine katılmasam da iyi insanların azınlıkta olduğunu, giderek azaldığını söyleyebilirim. Bize düşen ise olaylara olduğu gibi değil farklı açılardan bakabilmek. Tek ve en etkili silahımız bu. Ve yapabileceğimiz tek şey.

Reklamlar

“Farklı Bir Anders Behring Breivik Analizi” için 5 yorum

  1. Güzel bir araştırma olmuş hocam, elinize, zihninize sağlık. Her kötülüğü Siyonistlere, Masonlara, ya da bilmem kime bağlamak bence de çok yanlış. İblis (Azazil) yüzyıllardır insanları kötülüğe yönlendirdiği gibi Kur’an’da “Şeytanların insan ve cinlerden oluştuğundan” bahsediliyor. Dolayısıyla kötü cinler olduğu gibi kötü insanlar da var. Ve bunlar Tanrı’ya boyun eğmedikleri her an kötülüğü bilmeden de olsa yayıyorlar. Bir de Tanrı’ya boyun eğdiklerine inanan fakat henüz ne Tanrı’yı ne de kitaplarını bilmeyen bir güruh var ki bunlar yalnızca kendilerine anlatılanlara inanan ve cahil bir güruh. Bu insanlarla beraber camilerde namaz kılıyoruz ama bir gün savaş çıksa gerçekten iman edenleri öldürebilecek olanları var. Sizin de dediğiniz gibi, yapabileceğimiz tek şey sorgulamak ve ulaşabildiğimiz doğrulara göre elimizden gelen en iyi şekilde yaşamak. Allah yardımcımız olsun.

    1. Bence bu kadar iyi niyetli olmayin. Utoya’da gerceklestirilen o katliamdan kisa bir zaman önce Norvec sosyalist milletvekillerinin adada kamp yapmakta olan cocuklarinin Israil’i boykota davet eden protesto gösterileri düzenledigini biliyor muydunuz? Büyük olasilikla hayir. Benden size bir tavsiye dünyada hicbir insan “Neden, nicin, nasil olabilir ki?” gibi sorular sorup cok mantikli bir cevap bulamadigi olaylarin arkasinda bilin ki Israil ve Mossad vardir. Cünkü Israil dünyanin bircok ülkesinden cok cok uzakta fakat yahudiler dünyanin her yerinde.
      Ingilizceniz varsa alin size Utoya ile ilgili iki sayfa:

      http://mycatbirdseat.com/2011/07/was-norway-massacre-a-reaction-to-boycott-israel-camp/

      http://ivarfjeld.com/2011/12/14/israel-was-behind-the-utoya-massacre-in-norway/

  2. Dünya,ilkönce kendi ülkelerindeki iç temizlikte 30’ar milyon kişinin canına kıymış olan Stalin ve Mao’yu gıyabında idama mahkum etmeli.Adı geçen insanlara övgüler düzenlerin,hiçbir vahşetten şikayete hakları yoktur…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s