Hasan Mezarcı’ya Ne Oldu?

Selamlar. Bu yazı benim için uzun zamandır yazılmayı bekleyen bir görev, bir sorumluluk gibiydi. Sebepleri çok ama sanırım en büyük sebebi kandırılmış olmam. Bu yazıyı TBMM içine girmiş en aykırı adama adıyorum. Bir kahramana. Başkaları için bir meczup, deli ya da ‘fıkrasına gülünmeyen adam’ olan Hasan Mezarcı’ya. Bugün herkesin söyleyebildiği şeyleri 90’lı yıllarda söyleyebilme cesaretine sahip çok az sayıdaki kişiden biriydi o.

564476_324748087587683_266919264_n

Onunla tanışmam çocukluğumda oldu. 28 Şubat döneminde. Onu ilk kez televizyonda Reha Muhtar’ın programında görmüştüm. Kim olduğunu, ne yaptığını bilmiyordum. Altın sarısı uzun saçları ve asasıyla Reha Muhtar’ın soruları karşısında düştüğü aciz durumu komik buldum, güldüm ve onunla eğlendim. Tıpkı diğer milyonlarca insan gibi. Aslında büyük bir trajediye güldük ve onun bir parçası olduk. Aradan yıllar geçti. İnceledik, okuduk ve düşündük. Her şeyin bir kurmaca olduğunu, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrendik. Kahramanların birer hiç, hiçlerinse birer kahraman olduğunu gördük. Mezarcı da o kahramanlardan biriydi. Anadolu’da yetişen en aykırı insanlardan biri. Günümüzün Ali Kemal’i, Ali Şükrü Bey’i.

Peki ne yaptı? Söyledikleriyle sürekli sistemi tırmaladı. Arkasında bir gücü yoktu, silahı, mermisi yoktu. Sadece sözleri vardı. Siyasi partisi dahi onu dışladı. Verdiği soru önergeleri meclisi sallıyor hakkında sürekli davalar açılıyordu. Sadece soru önergesi veriyordu. Ama bu bile ‘onları’ rahatsız etti. Onu öldürmediler çünkü bu kolaydı. Yüzlerce fikir, düşünce ve bilim insanını öldürdükleri gibi onu da öldürmeleri gayet kolaydı. Bunu yapmadılar. Daha kötüsünü yaptılar. Onu yaşarken öldürdüler. Üstelik milyonların gözünde onu bitirerek. ‘Bize karşı gelirseniz, bizden farklı düşünürseniz sizi bu hale getiririz’ mesajını vererek.

Bugün ise o sarı saçlı adama gülen milyonlar adına büyük bir pişmanlık yaşıyorum. Ve artık bu adamın hakkını savunuyorum. Ona gülmemi isteyenlere, onu komik bulmamı isteyenlere karşı öfkem ve nefretim her geçen gün biraz daha artıyor. Yaptığım bir işe yaramaz. Sadece bir yazı. Ama aynı zamanda bir özür belki de. Benim adıma ve herkes adına…

Muhtemelen o artık kendini hiçbir zaman savunamayacak.  Ama ben onu her yerde savunacağım. Kanımın son damlasına kadar. İnternet okyanusunda ufacık bir damla bile olsa bu yazı sadece bunu yazarak kendimi iyi hissedeceğim. Ve emin olun bu görüşleri için ya da ideolojisi için olmayacak. Bunu vicdanen yapacağım.

Her şey nasıl başladı bilmiyorum. Hasan Mezarcı hakkında kimsenin elinde olmadığı kadar video ve resmi internetten topladım. ‘Kavgamın Perde Arkası’ adlı sahaflarda bile bulunmayan kitabını okudum. Analizlerinin sıradan ‘İslamcı’ analizlerinden çok öte olmasını fark etmem fazla zaman almadı. Dini bir yönetime karşıydı. Kemalist yönetime karşıydı. Sadece halk ne istiyorsa onun olmasını istiyordu. Belki de meclise gelmiş tek demokrattı. Cuma günü tatil önergesi vermeyeceğini ‘Kuran’da kutsal gün yok, Müslüman çalışmalı’ diye reddedecek kadar dogmalara karşıydı. Kitabında günümüz yakın tarihine belki de en yakın analizi yaptı.

İşte o analizlerden bazıları:

‘’İttihat ve Terakki Fırkası’nın devamı olan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın altı oklu devrimlerinden “cumhuriyetçilik” diktatörlüğe, “halkçılık” halkı soyan imtiyazlı bir rantiye sınıfı oluşumuna, “devrimcilik” darbeciliğe, “devletçilik” kamu bankaları kitler ve bitler aracılığı ile sömürü ve yolsuzluğa, Atatürk milliyetçiliği” ırkçılığa, “laiklik” dinsizliğe dönüşmüş ve devlet bu yanlış tek parti yapısı üzerine bina edilerek şekillendirilmiştir.

‘Atatürk ilke ve inkılâpları’ adı verilen, tek parti devrimleri üzerine bina edilmiş bu yanlış devlet-millet yapısı, darbe anayasaları silsilesiyle “değiştirilemez ve eleştirilemez” kılınarak, putlaştırılmış bir kurmasal yapıya dönüştürülmüş ve böylece problemleri çözmesi gereken devlet yapısı, problemlerin kaynağı haline gelerek, problem üreten dev bir yapıya dönüşmüştür.’

‘Bütün resmi ve özel kurumların, partilerin, meclislerin ve iktidarların CHP’nin altı oklu devrimleri doğrultusunda faaliyet yapacaklarını, bunlara aykırı hiç bir faaliyette bulunamayacaklarını, bu devrim ve ilkeleri değiştiremeyeceklerini, eleştiremeyeceklerini ve bunlara aykırı hiçbir değişiklikte bulunamayacaklarını hükme bağlayan darbe pek fazla bir önemi olmadığı son 50 yıllık acı tecrübelerle anlaşılmıştır. Bütün partilerle ve devlet kurumlarıyla birlikte devlet ve milletin, CHP devrimlerine bağlı kalmaya mahkum edildiği, böylece ceberut bir halk partisi devleti yapısı içinde, açıklık, değişim, demokratikleşme ve yeniden yapılanma da mümkün değildir. ‘’

’Bir ülkede devlet kutsallaşmışsa o devlete insanlar köle olur, kul olur. yine bir toplumda parti kutsallaşmışsa parti millete hizmet etmez, millet partiye hizmet eder. toplumun menfaatine kullanılmadığı zaman camiler dahi mukaddes ve mübarek değildir.’’

İşte bu ve bunu gibi analizlerle doluydu. Bugün ‘evet tamda yakın tarihimizin özet bunlar’ dediğimiz olguları o gün bir milletvekili dile getirebiliyordu. ‘Halk devletin değil devlet halkın kölesi olmalıdır, halk devlete değil, devlet halka hizmet etmelidir, devlet değil insan kutsaldır’ diyecek kadar aykırı biriydi. Kemalizmin Anadolu’ya verdiği zararı biliyor, bunu sorguluyordu. Bununla da kalmıyor Güneydoğu’daki asker zulmünü her fırsatta anlatıyor Pkk’nın devlet tarafından desteklendiğini söylüyordu. Bunu söylemekte o zamanlar çok zordu. Tüm bunlar sonrası medya linci başlayacak, partisinden dışlanacak ve hapse girip, tecrit edilecekti. Kendi partisi bile ona sahip çıkmadı. İsa gibi o da Yahuda’nın ihanetini yaşıyacaktı. Çünkü kendi partisi bile ‘sistemi değiştirmek’ değil ‘sistem’in bir parçası olmak istiyordu. Korkusuzdu, susmadı ve bedel ödedi.

Medyanın Türkiye’deki gücü  iyi bilinir. Az çok güncel olayları takip etmeniz bile buna yeterlidir. Çok bilinmeyen şey medya terörüdür. Bu vardır. Sistemi kurcalayan ve eşeleyen herkes için. Bu sizin Ahmet Kaya gibi yurt dışında kalp krizi geçirip ölmenize de neden olabilir, soğuk bir hücrede yapayalnız işkence görmenizede. Sanıyorum Türkiye’de zihin kontrolünün tek kurbanı Hasan Mezarcı değil. İşçi partinin kurucularından olan İskender Evrenesoğlu da buna iyi bir örnek olabilir. 1 ay süren ‘içe kapanma dönemi’ ve sonrasında Müslüman olma ve mehdilik iddiası. Garip şekillerde namaz kılmasına ve canlı yayında vahiy almasına herkes güldü. Ama gerçekte dünyada olan en dramatik öykünün kurbanlarından biriydi. Ergenekon iddianamesinde ‘Hazır kıta isimler’ listesinde sahte şeyh Ömer Öngüt ile beraber üst sırada yer aldı. Ömer Öngüt’ün hikayesi de garip. Ayakkabı boyacılığından tek kelime Arapça bilmediği halde kuran tefsirliğine uzanan bir yol. ‘Onlar’ kimi desteklerse o kişi büyüyor bu ülkede. İlginç. Ama ne Evrenesoğlu’nun ne de Öngüt’ün durumu tam olarak Mezarcı’ya benzemiyor. 3 isimde ortak bir noktada buluşuyor o da Dram.

Tayyip Erdoğan’ın Necmettin Erbakan’a önerisiyle Refah partisinden vekil olur ve meclise girer.

Türkiye’nin ilk siyasi cinayeti olan Ali Şükrü Bey cinayetini meclise getirir.

Uğur Mumcu ile çeşitli açık oturumlara katılır. Farklıdır ve bunu belli eder.

Said-i Nursi’nin mezarının bulunması ve itibarının geri verilmesi için TBMM komisyonunda başı çeken o olur.

Bugün herkesin muhalefeti sindirmek olarak adlandırdığı meşhur ‘İzmir Suikasti Davası’ sanıklarının itibarlarının iadesi için verilen önergenin başında yine onun ismi vardır.

Kurtuluş savaşında en büyük çalışmaları yapan ve bunun karşılığında hem asılıp hemde ‘vatan hainliği’ ile suçlanan bu insanları savunmak bile medyada ‘Cumhuriyet Düşmanlığı‘ olarak adlandırılır.

Medya olayı büyütür. Tepki hatları her gün gazetelerde verilir. Meclis telefon santralleri kilitlenir. Okur mektupları ‘sansürsüz‘ gazetelerde yayınlanır. Tabii ki ‘Hasan Mezarcı denen şahsiyetsiz…‘ ile başlayan okur mektuplarına öncelik tanınarak.

Tabi bu tepki verenlerden özellikle 2 ismi not ediyoruz. İleride bunlara değineceğiz. Biri ‘Hür ve kabul edilmiş Türk masonları‘ diğeri Koç grubu.

26 Şubat 1994 Cumartesi(Hürriyet) Beyaz Türklerin gazetesi arkasına resmi tarih palavralarını alarak halkın vekilini manşetten aşağılıyor.

‘Biz Atatürkçüyüz’ başlığı altında ailesinin bile Mezarcı’yı dışladığı işlenirken bir yandan da ‘Babası kız kaçırmıştı’ başlığıyla ailesinin de biraz sorunlu olduğuna vurgu yapılıyor. Çaktırmadan.

O bu sırada Kürt sorununun çözümü için Kürt düşünce adamlarıyla iletişim kuruyor ve birlik beraberlik mesajları veriyordu. Bu ise medyada ‘korsanlık‘ olarak adlandırıldı.

Kürt sorununun çözümü için uğraşır. Güneydoğu’daki jitem terörünü toplantılarda dile getirir. Özal öldü(rül)düğünde zehirlenme ihtimalini düşünerek saç tellerini alıp ailesine veren yine o olur.

Bu sırada medya linci devam eder…

Davalar ardı arkasına açılır. Partiden uzaklaştırılır, dışlanır, dokunulmazlığı kaldırılır. Hakkında toplamda 150’ye yakın dava açılır.

Kendi ağzından Albaylar tarafından tehdit edilişi:

Nokta dergisinin o dönem ki manşeti:

Ardından yurt dışına gider. Çeşitli programlarda yorumlar yapar.  Bu sırada devletin yapması gereken işi yaparak tarihi eserleri satın almaya çalışır.

Bu sırada Türk medyası tarafından olmayan örgütlerle ve Uğur Mumcu suikastı ile ilişkilendirilir. ‘İddia edildi’ haberciliği…

Türkiye’ye dönmeden hemen önce Yalçın Küçük ile beraber son bir açık oturumda yakın tarih ve Ergenekon analizi yapar. Bu belkide öldürülmeden önceki son konuşmasıdır.

Hapse girer. Şevki Yılmaz’ın ekranlarda söylediğine göre çıktığı mahkemede ‘beni zehirliyorlar‘ diye bağırır. 10 ay sonra 10.10.1997 yılında hapisten çıktığında ise o artık çok farklıdır. Türkiye’deki sistemin 3-5 yıl için toplumsal patlama yapacağını söyler. Haklıdır.

Artık ölmüştür ama yeterli değildir. Bir gece milyonların önünde Reha Muhtar’a  linç ettirilir.

‘Hasan Mezarcı öldü Allah rahmet eylesin, günahıyla sevabıyla onu defnettik’

Bu sırada medya linci devam eder…

‘Dolunaya bakınca beni göreceksiniz’ demişti. Gani Müjde linci için güzel bir fırsat oldu.

Bu medya o kadar iğrenç ki. Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Ben Hasan Mezarcı’yı onların istediği gibi değil olduğu gibi düşünmeye devam edeceğim. Çünkü Mezarcı’nın da dediği gibi dönüşüm başladı ve artık geri dönüş yok.

Ekler:

———————————————————————————–

Ergenekon iddianamesinde yer alan Hasan Mezarcı hakkındaki msn konuşmaları biraz daha zihnimizi açıyor. Doç. Ümit Sayın ile belirsiz bir kişi arasında geçen konuşmalar:

(Sayın ‘xyz’, Erdin ‘barbaros’ rumuzunu kullanıyor)

xyz: sonuçta gizli örgütlenip, bizim düşündüğümüz bazı eylemleri yapmadan hiçbir yolu yok

xyz: yani gerekirse silahlı.

xyz: Dünyadaki en büyük güç nedir biliyor musunuz?

xyz: Gizlice ADAM ÖLDÜREBİLMEK.

xyz: yok erken ölmesi sakıncalıysa, dayarsın ilacı mezarcı gibi isa musa yaparsın…

kaynak
—————————————————————————————————–

Hakkında yazılan bazı yazılar:

Nuh Gönültaş’ın yazısı http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/177332-takiye-cumhuriyetinden-turkiye-cumhuriyeti-ne-makalesi.aspx

Abdurrahman Dilipak’ın yazısı: http://www.vakithaber.com/artikel.php?artikel_id=4590

Ali Seyyar http://www.milatgazetesi.com/28-subat-surecinde-hasan-mezarcinin-ruh-sagligi-/29394/#.USEf5KXvhyI

http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yillar&MakaleNo=d073s016m1

Serdar Kaya: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20438026

Mehmet Ördekçi: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=27711181

“Hasan Mezarcı’ya Ne Oldu?” için 110 yorum

  1. YAZIK HALEN BU TÜR MEZARCILARI SAVUNAN BEYİNLERE YAZIK
    HALEN ULU ÖNDERE GÜYA KENDİLERİNCE DİL UZATANLARA YAZIK YAZIK ATATÜRKÜN KİMİN İÇİN SAVAŞTIĞINI GÖRMEK YAZIK

      1. senin kafada birde şevki yılmaz vardı ona ne oldu. o da mesih oldumu zeki çocuk.

    1. asıl sana yazık bırak fikirler konuşun doğru yada hatalı,karanlıkta hiçbir konu kalmamalı

    2. işine gelmedimi hakikat koçum bu hain masonlar her melaneti yapar sende onlardan isen açıkça söyle

  2. olmadı birader ben ikna olamadım. belki zehirledikleri doğrudur ama bu savunduğu görüşlerin doğru olduğu anlamına gelmiyor.

  3. Alla rızası için sayın hasan mezarcını Kavgamın Perde Arkası kitabını pdf haline getirin ve yayınlayın eser elinizde ve bu sizin boynunuzun borcu.

  4. Bu degerli çalışmanızdan ötürü, sizi yürekten tebrik ediyorum.

    Vatanın yetiştirdiği bir kahramana taktim edilebilecek en güzel itibar iadesi olarak nitelendiriyorum çalışmanızı.

    Yusuf Ulusoy/ Avusturya

  5. 28 şubatın baş aktörlerinden, uyuyan bir sürü fitneyi uyandıran, basiretsizliğiyle bütün tuzaklara düşüp, zulmün görünen sebeplerini oluşturan en önemlilerden biri; bir kör kel, oldu badem gözlü sırma saç.

    Ya etmeyin gardaşlar. Şimdi kafayı sıyırdı diye o zamanın kahramanı mı oldu yani. Laf ebeliğinden başka ne etmiş de hizmet anlamında bir taşı taş üzerine koymuş.

    1. onun cektiklerini sen ceksen kim bilir ben neyim diyeksin.ya yaziyi okumadin yada plum yapiyon.ama senin ne oldugun daha sorundan belli

    2. Özet Geçiyorum ;
      – Hasan Mezarcı Aslında Çok İyi Biriydi , Herzaman Halkın Yanında Bir Adamdı Halk Ne Derse O Olsun Derdi Bir Gün Çok Güzel Bir Konuşma Yaptı Ve Bu Konuşmada Çok Doğruydu Ama Devletin İşine Gelmiyordu , Partisi Bile Arkasında Duramadı Çünkü Mezarcının Arkası Yoktu Tek Tabancaydı . Bir Günde Hapis Cezası Aldı , Hapisde Yemeklerine( Çorbasına ) İlac Katılarak Akli Dengesini Kaybettirdiler . Aslında Çok Önemli Bir İnsandı Yazdığı Kitaplar Müthişdi Kavgamın Perde Arkası : En Sevdiğim Kitabıdır . Mezarcı Akli Dengesini İlaclar Yüzüne Kaybetti Ve Kendisini H.Z Musa Sandı Saçını Sarıya Boyattı Elinde Agsası Gezmeye Başladı . Hasan Mezarcı Aslında Çok İyi Birisiydi .
      – Burda Sana Demek İstedigim Bir Olayı Tam Bilmeden Yargılama

  6. Kavgamın Perde Arkası kitabını PDF aktarıp yayınlamak hakikatten boynunuzun borcudur arkadaşın dediği gibi rica ediyorum teşekkürler

  7. Öncelikle yazar üstadım eline koluna sağlık, yazınız gerçekten harika olmuş ama gel gör ki yorumları okuyunca Türk milleti s**sen yeridir dedim. Biz bu yüzden uyanamıyoruz bu yüzden halen bataktayız, biri dindarım diyor hopp peşine biri miliiyetçiyim diyor hopp peşine diğeri Atatürkçüyüm diyor hopp peşine. İnternet çağındayız be adam bi araştır oku incele yorumla varsa yabancı dilin yabancı sitelerde de araştır gör neymiş ne değilmiş ! Hasan Mezarcı adam gibi adamdı, yazarında dediği gibi öldüreceklerine milyonlara rezil etmek o yoldan gidenlerin öyle düşünenlerin de kökünü kazımaktı. Siz şimdi gidin magazin izleyin, telefon fiyatlarına bakın, tatile nereye gitsek diye düşünün. Bırakın memeleket meselesi de bize kalsın tarafsızlara(sadece vatan) !

  8. Güzel yazıyorsun ama az yazıyorsun.Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerine yüreğine sağlık.

  9. Hasan Mezarcı Güçlü Ve Sağlam Bir İnsandı Ancak Hapse Girdikten Sonra Bir Takım Olaylar Yaşadı Sonrasında Kafayı Yemiş Bir Halde Mehdi’lik İlan Etti… Sonuç İtibarı İle : İyi Bir Dava Adamı İdi Ama Daha da Önceden RP’li Zamanlarda….
    Zaten Dava Dediğiniz Şey O Zamanlar Vardı…

  10. Vallahi çok güzel faydalı ve yerinde bir çalışma yapmışsınız. Tebrik ederim. Allah sizden razı olsun. Kemalist rejime en büyük darbeleri vuran sayın Hasan Mezarcı’nın çabalarını kaldığı yerden devam ettirmeye çalışacağız inşallah.

  11. Allah c.c. sizden razı olsun aynı düşünceleri bende vermiştim şimdi Babam’a bile zor anlatıyorum gerçekleri o kadar ki medya da yayınlanan kaynağının nereden alındığını bilmediğimiz yazılara inanmışız/inanıyoruz!

  12. sonuna kadar dikkatle okudum. Allah razı olsun. çok başarılı olmuş. muhtemelen yaşlarımiz çok yakın zira yazının başında belirttigin dönemi ben de yasadim. aynı şekilde güldüm. aynı şekilde pişmanım. böyle bir yazi görmesem bu kadar iyi olmasa da ben de elimden geleni yapıp böyle bir yazı yazmak isterdim. tekrar söylüyorum. Allah Senden razı olsun.

  13. BURADA SENİN YAZINA VE FIKIRLERINE GERICI VE YALANCI DIYEREK BAKANLAR ZAMANINDA ADNAN MENDERESINDE HAKLI YERE ASILDIGI VE DOGRULARI SOYLEYEN YAPAN KISILERI ORTADAN KALDIRMA CABASI ICERISINDE OLAN CHPULCU ZIHNIYETIN USAKLARI VE EMPERYALIST ISRAIL USAKLARIDIR. BEN BURDA KENDI KENDINE OTEN BULBULLERI DONEMIN GAZETELERINI DERINDEN INCELEMESINI TALEB EDERIM ADNAN MENDERESTEN BU YANA GELEN KATLIYAMLARI ARASTIRIN YASSI ADANIN KARA KUTUSU PKK YI BITIRME YEMINI EDEN OZAL VE ESREF BITLISI 3AYDA NASIL ORTADAN KALDIRDIKLARINI 93 YILINDA YASANANLARI DOGRUYU SOYLEYEN VE YAPANLARA NELER YAPTIKLARINA BAKIN ISTERIM MASON ORGUTUNUN 61. SIRASINDA YER ALAN SULIEYMAN DEMIRELIN CUMHURBASKANI SECILMESI BILE BU ULKE UZERINE OYNANAN OYUNLARIN BIR DELILDIR

  14. HATTA SAMANPAZARINDA SAPKA DEVRIMI GELMEDEN ISLAMIYETTE AVRUPANIN GIYIP TARZININ OLMADIGINI ONLARA OZENMEMEMIZ GEREKTIGINI ANLATAN ISKILIPLI ATIF EFENDININ ATATURK UN OLUSTURDUGU MAHKEME TARAFINDAN ASILDIGINI DA BILMENIZI ISTERIM SAPKA DEVRIMINDEN SONRA

  15. Gercekten aydinlatici ayni zamanda kafa karistirici, gercekleri bilmemiz mumkun degil ama emin oldugum bisey varsa oda bu adamin bos biri olmadigi, kimbilir belkide bir tepki olarak mesih kiligina girmistir aptal uyuyanlarin dikkatini cekmek icin dedimya kimbilir…

  16. s.a. hasan mezarcı nın kitabını ya pdf yapıp yayınlayın ya bir yayın evine verilip bastırılsın tekrar. bu güzel ve aydınlatıcı yaznız için teşekkürler..

  17. HASAN MEZARCI HER ZAMAN DOĞRULARI SÖYLEDİ ŞİMDİ ANLATTIKLARI GERÇEKLER BİLİNİYOR

  18. Şimdi konuşmak kolay,yiğit olan o zaman konuşmuş. Tebrikler.
    Ve delirtildi ise ,ondan sonra yaptıklarından mesul değil.
    Mesuliyet akılla birliktedir.

    Medya küffarın elinde ,milliyet hürriyet doğan grubu. hepsi aynı yerden su içiyor. İnanmamak lazım. Medyanın gazına gelmemek lazım.EN ADİ SALDIRILARDA DAHİ GAZA GELMEMEK LAZIM.
    ÖFKE GELİR ,AKIL GİDER.

  19. Eline koluna sağlık. mail yoluyla bana yardımcı ol. Bu yiğidin bütün kitaplarını okumak istiyorum

  20. Allah rızası için bu yazıyı sonuna kadar okuyun..!!!

    Atatürk, daha 7 yaşında annesi Zübeyde Hanım’ın isteği ile Kuran-ı Kerim’i hatmetmiştir. 8 Yaşında Kuran’ın tamamını ezbere okuyabilmektedir.
    Atatürk, daha çocukluk yıllarında Selanik’te Mevlevi-Bektaşi tekkelerine giderek ayinlere katılmıştır.
    Atatürk, Çanakkale Savaşı yıllarında yakın dostlarına, arkadaşlarına yazdığı mektuplarda Allah’a olan inancını dile getirmiş ve “Allah’ın inayeti sayesinde” bu savaşı kazanacaklarını belirtmiştir.
    Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında camilere, cem evlerine gitmiş, cuma namazlarını kılmış, cami minberine çıkıp “Allah birdir, şanı büyüktür” diye başlayan Hz. Peygamber’den övgüyle söz eden bir hutbe vermiş, TBMM’yi tekbir ve dualarla açtırmıştır.
    I. TBMM’de girişte hep bir hafıza Kuran okutmuştur. Aynı şekilde Cumhuriyet döneminde Topkapı Sarayı’nda Kuran okutma geleneğinisürdürmüştür.
    Atatürk, özel hayatında fırsat buldukça Kuran okumuş veya Kuran okutup dinlemiştir. Özellikle özel hafızı Hafız Yaşar Okur’a Kuran okutmuştur.Atatürk zaman zaman da manevi kızlarından Nebile’ye ezan ve Kuran okutup dinlemiştir.
    Atatürk’ün en yakın arkadaşı Fevzi Paşa ve annesi Zübeyde Hanım beş vakit namazlarını kılan, İsmet Paşa ise elinden geldiğince ibadetlerini aksatmayan insanlardır. Atatürk çevresinde namazlarını kılan ibadetlerini yapan herkese çok saygılı davranmıştır.
    Atatürk Kurtuluş Savaşı sırasında tuttuğu özel notları arasında zaman zaman “Hafızı çağırıp Kuran okuttuğunu” yazmıştır. Yine özel notları arasında “TANRI BİRDİR VE BÜYÜKTÜR” notu göze çarpmaktadır.
    Atatürk, cumhuriyeti ilan ettikten sonra 1930’lu yıllarda özellikle ramazan aylarında dönemin tanınmış hafızlarını köşke/saraya çağırarak onlara Kuran okutup dinlemiştir. Makamla Kuran okunmasına büyük önem veren Atatürk, hafızların makam hatası yapmamalarına ve ayetleri tane tane okumalarına büyük önem vermiştir.
    Atatürk, 1930’larda Çanakkale Şehitleri için her yıl Çanakkale Mehmet Çavuş abidesi önünde mevlit okutmuştur. Aynı şekilde her yıl annesi Zübeyde Hanım’a da mevlit okutmuştur.
    Atatürk döneminde okullarda din eğitimi devam etmiştir. Köy ilkokullarında din derslerinde “Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri” adlı kitap okutulmuştur.
    Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan yüzlerce camiyi onarttırmış ve yeniden yaptırmıştır. Hatta Eskişehir Mihalıççık camisini cebinden 5000 lira verip yeniden yaptırmıştır. Ayrıca Atatürk’ün yurt dışında Paris ve Tokyo camilerinin yapımına katkıda bulunduğuna ilişkin kanıtlar vardır.
    Atatürk, İslam dünyasıyla da yakından ilgilenmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında İslam dünyasının desteğini yanına alan Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da İran-Irak ve Afganistan gibi Müslüman ülkelerle Sadabat Paktı’nı kurarak, Hıristiyan haçlı saldırılarına karşı Müslüman ülkelerle birlikte hareket etmiştir.
    Atatürk, Müslüman ülkelerin liderleriyle de çok iyi ilişkiler geliştirmiştir. Örneğin Afgan Kralı Amanaullah Han ve İran şahı Rıza Pehlevi ile kişisel dostluk kurmuştur.
    Atatürk, 1937 yılında Filistin’e yönelik bir Siyonist- Haçlı Hıristiyan saldırısı olacağını haber alır almaz “Filistin’e el sürülmez” diye bir bildiri yayınlayarak Müslüman Filistinlilerin yanında olduğunu herkese göstermiştir.
    Tarihe çok meraklı olan Atatürk en çok Hz. Muhammet’ten etkilenmiştir. Onun savaşlarını bütün detaylarıyla öğrenmiş, liselerde okutulan Tarih kitaplarında İslam tarihi bölümünün yazımına bizzat katkıda bulunarak bu kitaplarda Hz. Muhammed’in savaşlarını anlatan haritaları bizzat kendisi çizmiştir. Tarih çalışmaları sırasında Hz. Muhammet’i eleştirmeye kalkanları, “Hz. Muhammet’in kıymetinden habersiz cahil serseriler bizim tarih çalışmalarımıza katılamazlar” diye azarlamıştır. Hz. Muhammet’ten, “Benim senin adın silinir ama o ölümsüzdür” diye söz etmiştir.

  21. allah ona şifa versin ona bunu yapanlarıda dünyada ahirette rezilü rüsva etsin

  22. Bu ülke için savaş meydanında canını ortaya koymuş,
    bütün hayatını gençliğinden vefatına kadar ülkesine ve
    halkına hizmet için harcamış görünen o ki yinede yaranamamış
    ne yaptıysa yanlış bile olsa ülkesinin insanlarının iyiliği için iyi niyetinden yapmış bir adama hem de bedeni toprağa kavuşalı 80 sene olmuşken “veled-i zina” diyerek demokratlığını cesurca ortaya koyan sayın Hz.Hasan Mezarcı’yı savunmak gerçekten takdire değer bir davranış.

    Atatürk’ün devrimlerini yanlış bulabilir nefrette edebilir bütün bunları dilede getirebilir getirmelidirde zaten hakkıdır kullanmalıdır sonuna kadar desteklerim bunu, ama birine hakaret etmek ve onu eleştirmek arasında gayet de kalın bir çizgi vardır işte onu geçmeyeceksin herkesin söz hakkı vardır ama hiç kimsenin sövmeye hakkı yoktur!

    İkinci bir mesele Atatürk’ün yaptıklarını devrimlerini vs. doğru bulmayabilir ama şurası bir gerçektir onun niyeti istediği her zaman için insanlarının iyiliği olmuştur o Modernleşmenin halkı için iyi birşey olduğunu düşünmese emin olabilirsiniz reddederdi, insanlara faydalı
    olacağını düşündüğü şeyleri yapmaya çalışmıştır.Niyeti böyle olan bir adama niçin sövesiniz ki zaten?

  23. Eyvallah bu gizli kalmis olayları bizlere sudugun için teşekkürler.ne yazıkki insanlar bir ilme araştırmadan yanlarıyla yaklaşınca o ilimde boğulmaya mahrumdurlar.

  24. O zamanlarda yaşayanlar bilmez, hatta kabul dahi edemez. Çünkü sizler yaşamadınız. Yaşayanlar her daim bunları unutmaz. Bırakın bir Hasan Mezarcıyı, Hasan Mezarcı sizlere 10-15 gömlek büyük gelir. 28 Şubattaki işkenceleri gören Gazeteciler, başörtüsü konusunda ikna odalarını hangi Atatürk sevdalısı, hangi Kemalist yaşadı ki??! Sırf Namaz kılıyor, sırf Allah’a olan inancı yüzünden bu ülkede insanlara 100 yıldır zulm yapılıyordu. Asker olan kocalar sırf namaz kılıyorlar diye karılarından ayrılmak zorunda kaldılar! Şimdi ise çok şükür değişti devir. Daha yeni yetme, ağzı süt kokanlar gidip Gezi’deki gibi bir avuç cahil Devlete cephe alıyor! Uğur Mumcu’nun inkar ettiği Rıza Nur’un hatıratları her yerde artık satılıyor! Hasan Mezarcıya Giydirmeye kalkışan bebeler! Açıp biraz kitap okuyun, tarihinizi okuyun da öğrenin! İngiliz kayıtlarını gösteriyor Uğur Mumcu. Onların hepsi çoktan Türkçe’ye çevrildi,asılları ingilizceydi İNgiliz kütüphanesinde, hatta Rıza Nur 1960’lara kadar kendi hatıratlarının satılmaması konusunda İngiltere’de yaşar iken kendi şerh koydurdu. Bir insan deli ise, bir insan akıl yetmezliği var ise nasıl bakan ya da devlet memuru olarak atanabiliyor ? Uğur Mumcu’da o zaman Kemalistlere göre Atatürk’e de deli demiş oluyordu! Nasıl ki Hasan Mezarcı tarafından açıklananların şimdiki zamanda birebir hepsi oluyorsa ve birinin ölümü enkaz, hatta parçaları bile zor toplanırken diğerinin beyin ölümü de aslında zamanın ne kadar vahşice ülkenin başındaki vesayetçilerin zulmüne adeta bir ibret niteliğinde! Ama biliyorum, hala kendi sözlerinin, kendi duyduklarının doğru olduğunu düşünecek sübyanlar saldıracaktır yazdıklarıma. Siz olsanız da olmasanız da tarih bunları bir sonraki nesillere de bozulmadan ibret olarak sunacak!

  25. Allah rahmet eylesin bu yazıdan dolayı sizi tebrik ediyorum ben Belçika ülkü dernekleri federasyon başkanıyım şimdi AKP liyim sizden Allah razı olsun Hasan mezarcnın başına gelenler vatan hainlerinin işidir

    1. Adam ölmemiş sen kime rahmet okudun ki? Birde yurt dışında gül gibi yaşayıp benim yaşadığım acısını benim çektiğim ülke hakkında atıp tutmak ne kolay değil mi akepeli başkan… Bu arada şeyini sallasan başkana çarpıyorsun

  26. Allah senden razı olsun kardeşim, mezarcı yani ilaçla bu hale getirilmeden önceki mezarcı tam bir kahramandı, en zor zamanda en büyük işleri üstlendi, ama ona sahip çıkan olmaddı, türkiyede malasef zihinlere giydirilmiş bir deli gömleği var ilk okuldan beri yıkanan beyinlere gerçekleri anlatmak zor hatta imkansız, malasef türkiye bir ingiliz tuzağı olan kemalsit matrixi aşamıyor, insanların gerçek anlamda görmediği tanımadığı tatmadığı bir dünya bu ve ne acı ki ömürlerini bir yalan içinde gerçeği öğrenemeden sürdürüp bitiryorlar zira kemalist matrixi aşacak mezarcı gibi kahramanlar yok, çıkmıyor çıkana da sahip çıkılmıyor… Allah doğrunun yardımcısıdır inşallah yaptığı büyük hizmetlerin yüzüsuyu hürmetine, zalime karşı kellesini koltuğuna alarak hakikati haykırmasının yüzüsuyu hürmetine mezarcıyı affeder, zira zihin kontrolüyle zihni yıkandıktan sonra akli melekeleri zaafa uğratıldığından yaptıkları yani kendinde olmadan sonradan yaptıkları sorumluluk kapsamına girmez, Allahım şu an yatsı ezanı okunuyor, okunan şu ezanların yüzüsuyu hürmetine mezarcıya bunu yapanlardan, islam ve millet düşmalarından bu zalimlerden yapılanların intikamını al yarabbi, böyle düşmanlık edenlere kahhar sıfatınla tecelli et, yapılanları zalimin yanına koyma yarabbi… Amin, Amin Amin…ecmain…

  27. dostum kavgamın perde arkası kitabını pdf olarak yayınlamak boynunun borcudur madem ki vicdanını dinledin vicdanına kulak verdin hakikatın yanında olsun bu işte sana düşer bu milletin vicdanının sesi olmayı bu yazıyla sağladın amma işi eksşk bırakma kavgamın perde arkasını pdf olarak nete yükle yaptığın işi kemale erdir,bugün yarın deyip erteleme, sayende derin uykusundan uyanacak ve hakikati anlayacak keşfedecek her insan, pay sahibi ol…

  28. Görüşü düşüncesi ters olabilir bazılarına ama konuşmaları kendi içinde mantıklı. Artık hangi dozda hangi ilaçları verdiler bilmiyorum ama adam ölmüş hakikatten 2000 yılında. Artık mezarda. Yazık bu adamın zehirlendiğine inanmayanlara yazık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s